CENNETİN ÖZELLİKLERİ
BÖLÜM: 1
➢ CENNETİN
AĞAÇLARI NE KADAR BÜYÜKTÜR?
2523- Ebû Hüreyre
(r.a.)’den rivâyete göre, Rasûlullah (s.a.v.) şöyle buyurdu:
“Cennet’te öyle
ağaçlar vardır ki binitli bir kişi onun gölgesinde yüz yıl yürür.”
(Buhari, Bed-il Halk: 8; Müslim,
Cennet: 1)
Tirmizî: Bu hadis sahihtir.
2524- Ebû Saîd el Hudrî
(r.a.)’den rivâyete göre, Rasûlullah (s.a.v.) şöyle buyurdu:
“Cennet’te öyle
bir ağaç vardır ki binitli bir kişi onun gölgesinde yüz yıl yürür sonuna
varamaz. Rasûlullah (s.a.v.) şöyle devam etti: İşte “Uzayıp giden gölgeler…”budur.
(Vakıa
sûresi: 30) (Müslim, Cennet: 1)
Tirmizî:
Ebû
Saîd’in rivâyeti olarak bu hadis hasen garibtir.
2525- Ebû Hüreyre
(r.a.)’den rivâyete göre, Rasûlullah (s.a.v.) şöyle buyurdu:
“Cennet’te gövdesi
altından olmayan hiçbir ağaç yoktur.” (Tirmizî rivâyet etmiştir.)
BÖLÜM: 2
➢ CENNETİN
BİNASI NASILDIR? NELERDEN YAPILMIŞTIR?
2526- Ebû Hüreyre
(r.a.)’den rivâyete göre, şöyle demiştir: Ey Allah’ın Rasûlü, dedik. Bize ne
oluyor ki senin yanındayken kalplerimiz yumuşuyor dünyayı istemiyor ahiret
ehlinden olmaya çalışıyoruz. Fakat senin yanından çıkıp ailelerimiz arasına karışıp
çocuklarımızın kokusunu aldığımızda kendimizi değişmiş buluyoruz. Bunun üzerine
Rasûlullah (s.a.v.) şöyle buyurdu: Siz her vakit benim yanımdan çıktığınız şekilde
olsaydınız melekler sizi evlerinizde ziyaret ederlerdi ve sizler hiç günah işlememiş
olsanız, Allah günah işleyen ve onların günahını affedeceği bir toplum yaratırdı.
Ebû Hüreyre diyor ki: Ey Allah’ın
Rasûlü! yaratıklar neden yaratılmışlardır? Rasûlullah (s.a.v.), “Sudan” buyurdu.
Cennetin binası neden yapılmıştır diye sordum, “Bir kerpici altından, bir
kerpici gümüşten, harcı keskin kokulu misk, çakılları inci ve yakut, toprağı
za’feran oraya girenler nimetler içersinde refah bulur, sıkıntı çekmezler.
Ebedî olurlar, giydikleri eskimez gençlikleri yok olmaz.” Sonra şöyle devam
etti: “Üç kişi var ki, duaları geri çevrilmez: Adaletli devlet idarecisi, iftar
etmek üzere olan oruçlu ve mazlum… Allah mazlum kimsenin duasını bulutların
üzerine kaldırır ve göklerin kapısını ona açar. Büyük ve güçlü olan Rab: “Bir
süre sonra bile olsa izzetim hakkı için sana mutlaka yardım edeceğim.” (Müslim,
Tevbe: 27; Dârimî, Rıkak: 17)
BÖLÜM: 3
➢ CENNET
KÖŞKLERİNİN ÖZELLİKLERİ NELERDİR?
2527- Ali (r.a.)’den
rivâyete göre, Rasûlullah (s.a.v.) şöyle buyurdu: “Cennet’te öyle köşkler
vardır ki; dışarıdan içerisi içeriden de dışarısı gözükür bir bedevi kalkıp şöyle
dedi: O köşkler kimler içindir? Rasûlullah (s.a.v.) de şöyle buyurdu: “O
köşkler; güzel söz söyleyen, yemek yediren, oruca devam eden ve insanlar uykuda
iken geceleri namaz kılanlar içindir.” (Müsned: 1268) Tirmizî.
2528- Abdullah b. Kays
(r.a.)’den rivayete göre, şöyle demiştir: Rasûlullah (s.a.v.) buyurdu ki: “Cennetin
içerisinde iki Cennet daha vardır ki kapları ve her şeyi gümüştendir bir
başka iki Cennet daha vardır ki onunda kapları ve her türlü eşyası
altındadır. Adn Cennetinde Cennetlikler ile Rableri arasında görebilmelerine
engel büyüklük perdesi vardır.”
“Cennet’te içi boş inciden yapılmış büyüklüğü
altmış mil olan bir çadır vardır ki her bir tarafında huriler bulunur ve
birbirlerini görmezler oraya giren mü’min onları bir bir dolaşır.” (Buhârî, Bed-il
Halk: 8; Müslim, Cennet: 9)
Tirmizî:
Bu
hadis hasen sahihtir.
BÖLÜM: 4
➢ CENNET’TE DE
DERECELENDİRMELER VAR MIDIR?
2529- Ebû Hüreyre
(r.a.)’den rivâyete göre, Rasûlullah (s.a.v.) şöyle buyurmuştur: “Cennet’te
yüz derece vardır her iki derece arasındaki mesafe yüz yıldır.” (Tirmizî
rivâyet etmiştir.
2530- Muâz b. Cebel
(r.a.)’den rivâyete göre, Rasûlullah (s.a.v.) şöyle buyurdu:
“Kim, Ramazan
orucunu tutar, namazlarını kılar, Ka’be’yi hacceder –zekatı söyledi mi
söylemedi mi hatırlamıyorum- doğduğu ülkede kalsa da Allah yolunda hicret etse
de Allah onu mutlaka bağışlayacaktır.” Muâz: “Bunu Müslümanlara aktarayım mı?”
dedi. Bunun üzerine Rasûlullah (s.a.v.) şöyle buyurdu: “Bırak insanları!
Kulluk yapmakta yarış edip çalışsınlar çünkü Cennet’te yüz derece vardır. Her
bir derece arasındaki mesafe gökle yer arası kadardır. Cennetlerin en güzel ve
yüksek dereceli olanı Firdevs Cenneti olup; Rahman’ın arşı bunun üzerindedir.
Cennetlerin bütün nehirleri buradan fışkırır. Allah’tan Cenneti isteyeceğinizde
Firdevs Cennetini isteyiniz.” (Müsned: 21073)Tirmizî:
2531- Ubâde b. Sâmit
(r.a.)’den rivâyete göre, Rasûlullah (s.a.v.) şöyle buyurdu:
“Cennet’te yüz
derece vardır; Her iki derece arasındaki mesafe gökle yeryüzü arası kadardır.
Firdevs derece olarak en üstünü olup Cennetin dört ırmağı buradan fışkırır.
Arş’ta bunun üstünde bulunur. Allah’tan Cennet istediğinizde Firdevsi
isteyiniz.” (Müsned:
21627, Tirmizi)
2532- Ebû Saîd
(r.a.)’den rivâyete göre, Rasûlullah (s.a.v.) şöyle buyurdu:
“Cennet’te yüz
derece vardır. Tüm alemler o derecelerin birinde toplanmış olsalar onların
hepsini içerisine alır.” (Müsned: 10806, Tirmizi) Âlem = Allah’ın
dışındaki herkes ve her şeydir.
BÖLÜM: 5
➢ CENNETE
GİRECEK OLANLARA VERİLECEK HURİLERİN ÖZELLİKLERİ
2533- Abdullah b. Mes’ûd
(r.a.)’den rivâyete göre, Rasûlullah (s.a.v.) şöyle buyurdu: “Cennetliklere
verilecek kadınlar olan hurilerin baldırlarının beyazlığı yetmiş kat
elbisenin altından görülür hatta ilikleri bile çünkü Allah; “Onlar yakut ve
mercan gibidirler” (Rahman sûresi 58. ayet) buyurmaktadır. Yakut öyle
bir taştır ki şeffaflığından dolayı arkasından bir ip uzatsan aynen o
ipi görürsün.” (Tirmizî rivâyet etmiştir.)
2534. 2535- Ebû
Saîd (r.a.)’den rivâyete göre, Rasûlullah (s.a.v.) şöyle buyurmuştur:
“Kıyamet günü
Cennete girecek olan ilk gurup insanların yüzleri dolunay gecesindeki ayın
parlaklığı gibi olacak ikinci gurup ise gökteki en parlak yıldız gibi
olacaktır. Onlardan her bir erkeğin iki karısı bulunacak her kadının üzerinde
elbisesi bulunacak bu elbiselerin arkasından bile o kadınların ilikleri görülecektir.”
(Müsned:
10702, Tirmizî: Bu hadis hasendir.
BÖLÜM: 6
➢ CENNET’TE
CİNSEL İLİŞKİ VAR MIDIR?
2536- Enes (r.a.)’den
rivâyete göre, Rasûlullah (s.a.v.) şöyle buyurmuştur:
“Cennete giren bir
Müslüman’a şu kadar ve bu kadar cinsel ilişki yapabilme gücü verilecektir.” Bunun üzerine: “Ey
Allah’ın Rasûlü! O kimsenin buna gücü yetecek mi?” denildi. Rasûlullah
(s.a.v.) şöyle buyurdu: “O kimseye yüz erkek kuvveti verilecektir.” (Tirmizî
rivâyet etmiştir.)
BÖLÜM: 7
➢ CENNETLİKLERİN
ÖZELLİKLERİ NELERDİR?
2537- Ebû Hüreyre
(r.a.)’den rivâyete göre, Rasûlullah (s.a.v.) şöyle buyurmuştur:
Cennete girecek olan ilk gurubun
şekli ve görüntüsü ayın dolunay gecesindeki görüntüsü gibidir. Orada tükürme
yok sümkürme yok tuvalete çıkma ihtiyacı yok kullanılan kaplar altından
tarakları altından ve gümüşten buhurdanlıkları öd ağacındandır. Terleri misk gibidir.
Onlardan her bir şahsın iki karısı vardır güzelliklerinden dolayı etlerinin
altından baldırlarının iliği görülür. Aralarında anlaşmazlık yok birbirlerine
karşı kin besleme de yok kalbleri tek bir kalb gibidir. Sabah akşam Allah’ı
tesbih ederler.” (Buhârî, Bed-il Halk: 8; Müslim, Cennet: 7)
Bu
hadis sahihtir.
2538- Sa’d b. ebî Vakkâs
(r.a.)’den rivâyete göre, Rasûlullah (s.a.v.) şöyle buyurdu: “Cennet’teki
nimetlerden bir tırnağın taşıyabileceği kadar az bir şey dünyaya
gösterilmiş olsaydı gökler ve yeryüzü her tarafıyla süs içerisinde kalırdı.
Cennetliklerden
bir kişi dünyaya bir baksa ve bileziklerinden biri dünyaya görünse güneşin
yıldızların ışığını silip süpürdüğü gibi o da güneşin ışığını silip süpürdü.” (Müsned: 1371, Tirmizî)
BÖLÜM: 8
➢ CENNETLİKLERİN
ELBİSELERİ NASILDIR?
2539- Ebû Hüreyre
(r.a.)’den rivâyete göre, Rasûlullah (s.a.v.) şöyle buyurdu:
“Cennetlikler
kılsız, tüysüz ve sürmelidirler. Gençlikleri tükenmez, elbiseleri
eskimez.” (Dârimî, Rıkak:
17,Tirmizî)
2540- Ebû Saîd
(r.a.)’den rivâyete göre, Rasûlullah (s.a.v.) “Yükseltilmiş döşekler.” (Vakıa
sûresi: 34) ayeti hakkında şöyle buyurdu: O döşeklerin yüksekliği gök ve
yeryüzü arası gibidir yani beş yüz senelik yol kadardır.” (Müsned: 11294, Tirmizî. Bazı ilim adamları bu hadisin tefsirinde şöyle
dediler: Bunun manası derecelerdeki döşeklerdir. Dereceler arasındaki mesafe de
yeryüzü ile gökyüzü arası kadardır.
BÖLÜM: 9
➢ CENNET
AĞAÇLARININ GÖLGELERİ VE MEYVELERİ NASILDIR?
2541- Ebû Bekir’in kızı
Esma (r.anha)’dan rivâyete göre, şöyle demiştir:
Rasûlullah (s.a.v.)’den işittim: “Sidret-ül
Münteha=en son ağaç ‘tan bahsetti ve şöyle buyurdu: Binitli bir kişi Sidrüt-ül
Müteha’nın bir dalının gölgesinde yüz binitli gölgelenir -şüphe eden râvî
Yahya’dır- Sidret-ül Münteha da altın kelebekler vardır ve o ağacın meyveleri
büyüklük olarak testiler gibidir.” (Tirmizî rivâyet etmiştir.)
BÖLÜM: 10
➢ CENNET’TE
KUŞLAR DA VAR MIDIR?
2542- Enes b. Mâlik
(r.a.)’den rivâyete göre, şöyle demiştir: Rasûlullah (s.a.v.)’e
Kevser hakkında soruldu da şöyle
buyurdu: “O Allah’ın bana Cennet’te vereceği bir ırmaktır suyu sütten daha
beyaz baldan daha tatlıdır. O nehirde bir takım kuşlar vardır ki boyunları deve
boynuna benzer.” Ömer: Bunlar besili ve bakımlı deve kuşlardır dedi.
Bunun üzerine Rasûlullah (s.a.v.): “Onu yemesi görüntüsünden daha hoştur.” (Tirmizî
rivâyet etmiştir.)
BÖLÜM: 11
➢ CENNET’TE AT
BULUNUR MU?
2543- Süleyman b. Yezîd
(r.a.)’in babasından rivâyete göre, bir adam Rasûlullah (s.a.v.)’e: “Ey
Allah’ın Rasûlü! Cennet’te at var mıdır? diye sordu Rasûlullah (s.a.v.) şöyle
buyurdu: Allah seni Cennete koyarsa orada senin istediğin şekilde kırmızı yakuttan
bir ata bindirilip dilediğin yere uçabilirsin. Bir başka adam da şöyle sordu:
Ey Allah’ın Rasûlü! Cennet’te deve de var mıdır? Rasûlullah (s.a.v.), bu adama
arkadaşına söylediği şekilde söylemedi ve şöyle buyurdu: Allah seni Cennete
koyarsa canının çektiği ve gözünün hoşlandığı her şey senin olacaktır.” (Müsned:
21904, Tirmizi)
2544- Ebû Eyyûb
(r.a.)’den rivâyete göre, Rasûlullah (s.a.v.)’e bir bedevi geldi ve Ey
Allah’ın Rasûlü! Ben atları severim
Cennet’te at var mıdır? Rasûlullah (s.a.v.) şöyle buyurdu: “Cennete girersen
sana yakuttan iki kanatlı bir at getirilecek o ata binecek ve dilediğin
yere onunla uçup gideceksin.” (Tirmizî rivâyet etmiştir.)
BÖLÜM: 12
➢ CENNETLİKLERİN
YAŞLARI NASILDIR?
2545- Muâz b. Cebel
(r.a.)’den rivâyete göre, Rasûlullah (s.a.v.) şöyle buyurdu:
Cennetlikler Cennete kılsız tüysüz
sürmeli otuz veya otuz üç yaşlarında olarak gireceklerdir. (Müsned: 21016, Tirmizî)
BÖLÜM: 13
➢ CENNETLİKLERİN
KAÇTA KAÇI BU ÜMMETTEN OLACAKTIR?
2546- Büreyde (r.a.)’den
rivâyet edilmiştir. Rasûlullah (s.a.v.) şöyle buyurdu:
“Cennetlikler yüz
yirmi saf olacaklardır. Onların seksen safı bu ümmetten kırk safı diğer
ümmetlerden olacaktır.” (İbn Mâce, Zühd: 17; Dârimî, Rıkak: 27, Tirmizî: Bu
hadis hasendir.
2547- Abdullah b. Mes’ûd
(r.a.)’den rivâyete göre, şöyle demiştir: Bir kubbe altında kırk kişi kadar
Rasûlullah (s.a.v.) ile beraber idik Bu sırada Rasûlullah (s.a.v.) Cennetliklerin
dörtte biri olmanıza razı mısınız? Oradakiler “Evet” dediler. Rasûlullah
(s.a.v.): “Cennetliklerin üçte biri olmanıza razı mısınız? Buyurdu.
Oradakiler yine “evet” dediler. Bu sefer Rasûlullah (s.a.v.): “Cennetliklerin
yarısı olmaya razı mısınız? Cennete ancak Müslüman kişi girecektir.
İnsanlığın pek çoğu şirke düşecektir. Şirke bulaşmayan sizler siyah
öküzün üzerindeki beyaz kıllar gibi veya kırmızı öküzün derisindeki
siyah kıl gibi olacaksınız.” (Buhârî, Rıkak: 17; Müslim, İman: 27) Tirmizî:
Bu hadis hasen sahihtir.
BÖLÜM: 14
➢ CENNETİN
KAPILARI NE KADARDIR?
2548- Abdullah b. Ömer
(r.a.)’den rivâyet göre; Rasûlullah (s.a.v.) şöyle buyurdu:
“Cennet
kapılarından ümmetimin oraya gireceği bir kapı vardır ki; O kapının eni usta
binicinin üç günde (veya
üç ayda veya üç senede) gidebileceği mesafe kadardır. Böyle olmasına rağmen
onlar bu kapıdan sıkışarak girecekler de neredeyse omuzları kopup düşecek.” (Tirmizî
rivâyet etmiştir.)
BÖLÜM: 15
➢ CENNETTE ÇARŞI
VE PAZAR VAR MI?
2549- Saîd b. Müseyyeb
(r.a.)’den rivâyete göre, kendisi Ebû Hüreyre ile karşılaştı ve “Allah’tan
ikimizi Cennet çarşısında bir araya getirmesini isterim” dedi. Saîd: “Cennet’te
çarşı Pazar var mıdır?” diye sordu. Ebû Hüreyre “evet” dedi ve şöyle devam etti.
Rasûlullah (s.a.v.)’in bana bildirdiğine göre; “Cennetlikler Cennete girdiklerinde
amellerine göre oraya yerleşeceklerdir. Sonra dünya günlerinden Cuma günü
kadar bir süre izin verilecek ve insanlar Rablerini ziyaret
edeceklerdir. Allah’ın arşı onlara görünecek Allah onlara Cennet
bahçelerinden bir bahçede görünecek o mü’minler için nurdan minberler,
altından minberler, gümüşten minberler kurulacak ve o kimselerin derece
bakımından en aşağı durumda olanları -ki onların aşağılıkları yoktur-
misk ve kâfur tepelerinde oturacaklar ve kendilerinden daha yükseklerde
oturan kimseler olduğunu sanmayacaklar.”
Ebû Hüreyre dedi ki: “Ey Allah’ın
Rasûlü! o gün Allah’ı göremeyecek miyiz? Rasûlullah
(s.a.v.): “Evet” buyurdu. “Siz
Güneşin ve dolunay gecesi ayın görünmesinde şüphe eder veya görebilmek için
itişip kakışır mısınız?” Biz de: “Hayır!” diye cevap verdik. Öyleyse
Aynı şekilde
kolaylıkla Rabbinizi göreceksiniz ve Allah’ın o Cennet’te kendisiyle karşılıklı
görüşmediği kimse kalmayacaktır. Hatta konuştuğu kimselerden birine: “Ey falan
oğlu falan! Falan günde yaptığını hatırlıyor musun?” diyecek, Ve dünyadaki
vefasızlıklarından bir kısmını hatırlatacaktır. O kimse de: “Ey Rabbim! Beni
bağışlamadın mı?” Allah’ta: “Evet!” diyecek ve “Benim bağışlamamın genişliği
sayesinde şu makama ulaşmış durumdasın” buyuracak.
Onlar bu durum da
iken üstlerinden bir bulut kendilerini kaplayacak ve üzerlerine bir koku
yağdıracaktır ki, o zamana kadar onun kokusuna benzer bir koku koklamamışlardır.
Yüce olan Allah şöyle devam edecek: “Kalkın sizin için hazırladığım büyük
ikramlardan arzu ettiğiniz her şeyi alın!”
Sonra meleklerin
etrafını çevrelediği, gözlerin görmediği, kulakların duymadığı ve hiçbir
kimsenin kalbinden geçirip hayal edemediği şeylerin bulunduğu bir çarşıya geleceğiz
ki orada arzu edilen her şey bulunacaktır. Orada satmak ve satın almak diye bir
şey yoktur. Cenetlikler o çarşıda birbirleriyle karşılaşacaklardır. Rasûlullah
(s.a.v.) sözünü şöyle sürdürdü: “Yüksek dereceler sahibi olan bir kişi
kendisinden aşağı derecede bir kişiyle karşılaştığında onun üzerindeki
elbiseden gözleri kamaşacaktır konuşmaları bitmeden kendi sırtındaki elbisenin
ondan daha iyi olduğunu hayal edecektir. Çünkü Cennet’te hiç kimseye üzülme
yoktur. Sonra herkes konaklarına dağılacak ve hanımlarımız bizleri merhaba hoş
geldiniz diye karşılayacak; bizden ayrıldığınız andaki güzelliğinizden daha
güzel bir durumda bize döndünüz diyeceklerdir. Biz de hanımlarımıza şöyle diyeceğiz:
“Bugün sonsuz güç ve kuvvet sahibi Rabbimizin toplantısında bulunduk bu şekilde
dönmemiz gerekirdi ve öylece sizlerin yanına dönüp geldik.” (Buhârî, Ezan: 17;
Müslim, İman: 27, Tirmizi)
2550- Ali (r.a.)’den
rivâyete göre, Rasûlullah (s.a.v.) şöyle buyurdu: “Cennet’te bir çarşı vardır
ki orada satın almak ve satmak diye bir şey yoktur orada kadın ve erkek resim
ve şekilleri vardır kişi hangi şekle girmek isterse orada o şekle
bürünecektir.” (Müsned: 1272, Tirmizî.)
BÖLÜM: 16
➢CENNET’TE ALLAH’IN GÖRÜLMESİ NASIL OLACAKTIR?
2551- Cerir b. Abdullah
el Becelî (r.a.)’den rivâyete göre, şöyle demiştir: Rasûlullah
(s.a.v.)’in
huzurunda oturmakta idik. Rasûlullah (s.a.v.) dolunay durumundaki aya baktı ve şöyle
dedi Siz Rabbinizin huzuruna varacaksınız ve şu ayı gördüğünüz gibi onu görecek
ve görme konusunda bir zorluk ve sıkıntıyla karşılaşmayacaksınız. Dolayısıyla
gün doğmadan önceki namaza ve gün batmadan önceki namaza gücünüz yettiği sürece
devam edin dedi ve şu ayeti okudu: “…Güneşin doğmasından ve batmasından önce
Rabbinin sınırsız kudret ve yüceliğini tüm eksiksiz övgüleriyle an…” (Taha
sûresi: 130) (Buhârî, Mevakıt:17; Müslim, Mesacid: 27) Tirmizî: Bu hadis hasen
sahihtir.
2552- Suheyb (r.a.)’den
rivâyete göre, Rasûlullah (s.a.v.); “İyi ve yararlı işler yapmakta devamlı ve
kararlı olanlara karşılık olarak iyisi ve ondan daha fazlası vardır.” (Yunus
sûresi: 26) ayeti hakkında şöyle buyurdu: Cennetlikler Cennete girdiklerinde
bir tellal: Sizin için Allah’ın verdiği bir sözü vardır diye bağıracak…
Cennetlikler de
diyecekler ki bizim yüzümüzü ak etmedi mi? Bizi ateşten kurtarmadı mı? Bizi
Cennete sokmadı mı? Melekler evet diye cevap verecekler bundan sonra perde açılacaktır.
Rasûlullah (s.a.v.) şöyle sözünü sürdürdü: Allah’a yemin ederim ki, Allah o gün
Cennetliklere kendisini görmekten daha sevimli bir şey vermemiştir. (Müslim, İman:
27; İbn Mâce, Mukadime: 17, Tirmizî)
BÖLÜM: 17
➢ CENNETLİKLERİN EN AŞAĞI DERECESİNDE OLANIN DURUMU
NASILDIR?
2553- İbn Ömer
(r.a.)’den rivâyete göre, Rasûlullah (s.a.v.) şöyle buyurdu:
Cennetliklerin en
aşağı derecesinde olan kimsenin durumu; bahçelerini, hanımlarını, bol nimetlerini,
hizmetçilerini ve koltuklarını bin senelik mesafeye kadar uzanmış olarak görecek
ve sabah akşam Allah’ın kendilerine bir ikramı olarak Allah’ın yüzünü göreceklerdir.
Sonra Rasûlullah (s.a.v.) şu ayeti okudu: “Bazı yüzler o gün Rablerine bakarken
mutluluktan parlayacaktır.” (Kıyame sûresi: 22-23) (Müsned: 4395)Tirmizî
2554- Ebû Hüreyre
(r.a.)’den rivâyete göre, Rasûlullah (s.a.v.) şöyle buyurmuştur: Dolunay gecesi
ayı görmekte güçlük çeker misiniz? Veya her zaman güneşi görmekte bir güçlükle
karşılaşır mısınız? Ashab: “hayır” diye cevap verdiler.
Bunun üzerine
Rasûlullah (s.a.v.) “Siz Rabbinizi dolunay gecesinde gördüğünüz gibi rahatlıkla
görecek ve hiçbir zorlukla karşılaşmayacaksınız.” (Dârimî, Rıkak: 81,Tirmizî
BÖLÜM: 18
➢ CENNET’TEKİ NİMETLERDEN DAHA İYİ OLAN ŞEY NEDİR?
2555- Ebû Saîd el Hudrî
(r.a.)’den rivâyete göre, Rasûlullah (s.a.v.) şöyle buyurdu:
“Allah
Cennetliklere şöyle buyuracak: Ey Cennetlikler! Onlar da Ey Rabbimiz buyur,
emret emrini yerine getireceğiz derler. Allah: Cennete girmekten dolayımemnun
musunuz? Diyecek. Cennetlikler diyecekler ki: “Nasıl memnun olmayız yaratıklarından
hiç kimseye vermediğini bize verdin.” Allah: “Ben bundan daha iyisini size
vereceğim” Onlar: Bundan daha üstün şey ne olabilir? diyecekler.
Allah da şöyle
buyuracak: Sizden razı olduğumu bildirecek ve asla gazab etmeyeceğim.” (Müslim,
Cennet: 3) Tirmizî: Bu hadis hasen sahihtir.
BÖLÜM: 19
➢ CENNETLİKLER BİRBİRİNİN KÖŞKLERİNE NASIL
BAKACAKLARDIR?
2556- Ebû Hüreyre
(r.a.)’den rivâyete göre, Rasûlullah (s.a.v.) şöyle buyurmuştur:
“Cennetlikler
Cennete birbirlerinin köşklerine derece farklılığından dolayı ufukta batmakta
ve doğmakta olan yıldızları görür gibi göreceklerdir. Bunun üzerine Ashab: Ey
Allah’ın Rasûlü! dediler, onlar Peygamberlerin köşkleri midir?
Rasûlullah
(s.a.v.) şöyle buyurdu: Canım kudret elinde olan Allah’a yemin ederim ki evet,
Allah’ı ve Peygamberleri tasdik edip inanan tüm insanlarındır.” (Müslim,
Cennet: 3) Tirmizî: Bu hadis hasen sahihtir.
BÖLÜM: 20
➢ CENNET VE CEHENNEM İKİSİ DE EBEDÎDİR
2557- Ebû Hüreyre
(r.a.)’den rivâyete göre, Rasûlullah (s.a.v.) şöyle buyurdu:
“Kıyamet günü
Allah insanları büyük bir meydanda toplayacak ve alemlerin
Rabbi olan Allah
onlara şöyle diyecektir: Dikkat dikkat! Herkes dünyada kulluk ettiği şeye
uysun. Bunun üzerine Haç’a tapanlara haç’ı, puta tapanlara putları, ateşe
tapanları da ateşleri temsil edilecek onlarda dünyada kulluk yaptıkları bu şeylere
uyacaklardır geride sadece Müslümanlar kalacak ve Alemlerin Rabbi olan Allah
onlara şöyle buyuracaktır. Sizler de bu insanlara uymayacak mısınız?
Onlar da
diyecekler ki: Senden sana sığınırız senden, sana sığınırız Allah’tır bizim
Rabbimiz. Allah’ı
görünceye kadar bizim yerimiz Allah’a kulluk edenlerin yeri olan burasıdır.
Allah onlara öylece emreder ve onları o düşünce ve inançta sebat ettirir. Sonra
tekrar kullarına sorar bu insanlara uymayacak mısınız? Yine o mü’minler derler
ki senden sana sığınırız, senden sana sığınırız senden sana sığınırız Rabbimiz
Allah’tır. Rabbimizi görünceye kadar bizim yerimiz Allah’a kulluk edenlerin
yeri olan burasıdır. Allah onlara öylece emreder de onları o düşünce ve inançla
sebat ettirir. Ashab: Ey Allah’ın Rasûlü! Allah’ı görecek miyiz? Dediler.
Rasûlullah
(s.a.v.) dolunay gecesinde ayı görmekte güçlük çeker misiniz? Ashab:
Hayır dediler.
Bunun üzerine Rasûlullah (s.a.v.), şöyle devam etti: Sizler o gün onu görmekte
hiçbir güçlük çekmeyeceksiniz.”
Sonra Allah o
kullarının karşısına çıkıp kendini tanıtacak ve ben sizin
Rabbinizim bana
uyun!. Buyuracak.
Müslümanlar kalkıp
kurulan sıratın üzerinden hızlı giden at ve develer gibi geçecekler ve geçerken
yapacakları dua: Selametle bizi koru bizi koru şeklinde olacaktır.
Geriye
Cehennemlikler kalacaklar onlardan bir gurup Cehenneme atıldıktan sonra şöyle
denilecek “doldun mu” Cehennem de diyecek ki: “Daha fazlası var mı?” Sonra bir
gurup daha atılacak ve yine doldun mu? Denilecek. Cehennem de: “daha fazlası
var mı? diyecek. Cehennemliklerin hepsi Cehenneme dolduruldukları vakit Rahman
olan Allah ayağını Cehenneme koyacak ve ondakiler birbirlerine sıkışacaklar
sonra Allah yeter mi buyuracak Cehennem de yeter yeter diyecektir.
Allah
Cennetlikleri Cennete Cehennemlikleri de Cehenneme koyduğunda ölüm boynundan
çekilerek getirilecek. Cennetliklerle Cehennemlikler arasında bir sur üzerinde
durdurulacak. sonra Ey Cennetlikler diye seslenilecek, onlar da korkuyla
bakacaklar, sonra Ey Cehennemlikler denilecek onlar da sevinç içerisinde şefaat
umarak bakacaklar. sonra hem Cehennemliklere hem de Cennetliklere; bunu tanıyor
musunuz? Diye sorulacak. bunlar da onlar da hep birlikte onu tanıyoruz o ölümdür
diyecekler. Sonra o ölüm Cennetliklerle Cehennemlikler arasındaki sur üzerinde
bir koç şeklinde yatırılıp boğazlanacak ve şöyle denilecektir. Ey Cennetlikler
ebedilik var ölüm yok!... Ey Cehennemlikler ebedilik var ölüm yok!” (Müslim,
Cennet: 13; Dârimî, Rıkak: 90, Tirmizî: Bu hadis
hasen sahihtir.
Rasûlullah (s.a.v.)’den buna benzer
pek çok rivâyetler gelmektedir ve bu rivâyetlerin hepsinde görme meselesi olan
insanların Rableri görmeleri, Allah’a ayak izafe edilmesi gibi benzeri
şeylerden bahsedilmektedir.
Sûfyân es Sevrî, Mâlik b. Enes,
İbn’ül Mübarek, İbn-ü Uyeyne, Vekî’ ve başka imamlardan olan ilim adamlarının
bu konudaki kabul ettikleri yol şudur: Bu hadisler rivâyet edilirse biz bunlara
inanırız fakat nasıldır diye sorulmaz. Hadisçilerin de kabul ettikleri görüş
budur yani bu hadislerin aynen geldiği gibi rivâyet edilmesini ve bunlara inanılmasını
gerektiğini yorum ve vehme gidilmemesi, nasıl olabilir? Denmemesini tercih
etmişlerdir. İşte ilim adamlarının seçtikleri ve gittikleri yol budur. Hadiste
geçen:
“Onlara kendini tanıtacaktır”
sözünün manası ise onlara tecelli edip görünecektir demektir.
2558- Ebû Saîd (r.a.),
merfu olarak şöyle demiştir: “Kıyamet gününde ölüm alaca bir koç gibi getirilip
Cennetle Cehennem arasında durdurulacak ve onların gözleri önünde kesilecektir.
İşte o anda sevinçten ölecek bir kimse olsaydı Cennetlikler ölürdü, kederden
ölen bir kimse olsaydı Cehennemlikler ölür giderlerdi.” (Müslim, Cennet: 13;
Dârimî, Rıkak: 90) Tirmizî: Bu hadis hasen sahihtir.
BÖLÜM: 21
➢ CENNET VE CEHENNEM NE İLE KUŞATILMIŞTIR?
2559- Enes (r.a.)’den
rivâyete göre, Rasûlullah (s.a.v.) şöyle buyurmuştur:
“Cennet güçlük ve
zorluklarla kuşatılmıştır. Oraya girebilmek bunları aşmakla mümkündür. Cehennem
ise şehvet ve isteklerle çevrilmiştir. Oraya girmemek için bunlara sahip olmak
gerekir.” (Buhârî, Rıkak: 28; Müslim, Cennet: 1) Tirmizî:
Bu hadis hasen garibtir bu şekliyle sahihtir.
2560- Ebû Hüreyre
(r.a.)’den rivâyete göre, Rasûlullah (s.a.v.) şöyle buyurmuştur: “Allah Cenneti
ve Cehennemi yarattığında Cibrîli Cennete gönderdi ve şöyle dedi: Cenneti ve
Cennetlikler için hazırladığım şeylere bak gözden geçir.
Cibril Cennete
geldi, Cenneti ve Cennet’teki Cennetlikler için hazırlanan şeyleri gözden
geçirdi ve Allah’a döndü ve şöyle dedi: İzzetin hakkı için kim bu Cennet’teki
hazırlananı görürse mutlaka girmek isteyecektir. Böylece Allah emretti ve
Cennet, güçlük ve zorluklarla kuşatıldı ve Allah dön ve Cenneti ve Cennet’te
Cennetlikler için hazırladıklarıma bak gözden geçir buyurdu. Cibril Cennete
döndü ve orayı güçlüklerle kuşatılmış olarak buldu. Ve Allah’a döndü, izzetin
hakkı için Cennete hiç kimsenin giremeyeceğinden korktum.
Bunun üzerine
Allah: Cehenneme git Cehennemi ve Cehennemlikler için hazırladığım şeyleri
kontrol et gözden geçir buyurdu. Cibril Cehenneme gitti bir de ne görsün
sıkıntılar, işkenceler ve ızdıraplar birbiri üstüne yığılmış. Allah’a döndü ve
şöyle dedi: İzzetine yemin olsun ki kim Cehennemin durumunu işitir ve oraya
girer, dedi. Allah Cehenneme emretti de etrafı şehvetlerle kuşatıldı. Bunun üzerine
Cibril’e Cehenneme dön buyurdu Cibril Cehenneme döndü izzetin hakkı için hiç
kimsenin Cehennem’den kurtulamayıp oraya gireceğinden korktum.” (Buhârî, Rıkak:
28; Müslim, Cennet: 1)Tirmizî: Bu hadis hasen sahihtir.
BÖLÜM: 22
➢ CENNET VE CEHENNEMİN MÜNAKAŞALARI
2561- Ebû Hüreyre
(r.a.)’den rivâyete göre, Rasûlullah (s.a.v.) şöyle buyurdu:
Cennet ve Cehennem
birbirleriyle münakaşa ettiklerinde; Cennet dedi ki: “Bana güçsüzler ve
yoksullar girer.” Cehennem de dedi ki: “Bana da zorbalar büyüklenenler girer.”
Bunun üzerine Allah, Cehenneme: “Sen benim azabımsın seninle dilediğimden
intikam alırım. Cennete de sen benim rahmetimsin dilediğime seninle rahmet
ederim.” (Müslim, Cennet: 13) Tirmizî: Bu hadis
hasen sahihtir.
BÖLÜM: 23
CENNETLİKLERİN EN
AŞAĞI DERECESİNDE OLANLARA YAPILACAK İKRAM
2562- Ebû Saîd el Hudrî
(r.a.)’den rivâyete göre, Rasûlullah (s.a.v.) şöyle buyurmuştur:
“Cennetliklerin en aşağı derecede olanı seksen bin hizmetçisi ve yetmiş iki
karısı vardır. Ayrıca bizzat kendisi için Cabiye ile Sana arsı kadar mesafede
inci, zeberced ve yakut dan bir kubbe dikilecektir.” Aynı senedle Peygamberin
şöyle buyurduğu da rivâyet edilmiştir: “Cennetlikler küçük veya büyük yaşta tüm
ölenler otuz yaş civarında olacaklar ve bu yaşın üzerine hiç çıkmayacaklardır,
Cehennemliklerde aynen böyledir.”
Aynı senedle
Peygamber (s.a.v.)’den şöyle buyurduğu da rivâyet edilmiştir:
“Cennetliklerin
başlarında taçları vardır. Bu taçların üzerindeki incilerin en değersizi doğu
ile batı arasını aydınlatacak kadar parlaktır.” (Müsned: 11298) Tirmizî.
2563- Ebû Saîd el Hudrî
(r.a.)’den rivâyete göre, Rasûlullah (s.a.v.) şöyle buyurdu:
“Mü’min, Cennet’te
çocuk arzu ettiği vakit, gebeliği, doğumu ve yaşı dilediği şekilde bir anda
tamamlanacaktır.” (Dârimî, Rıkak: 110; İbn Mâce, Zühd: 39)
Tirmizî:
Bu hadis garibtir. İlim adamları bu meselede ihtilaf etmişlerdir. Bir kısmı:
Cennet’te çiftleşme vardır fakat çocuk olmayacaktır demektedirler. Tavus, Mûcâhid,
İbrahim Nehâî’den böylece rivâyet edilmiştir. Muhammed diyor ki: İshâk b. İbrahim,
mü’min Cennet’te çocuk arzu ederse hadisi üzerine diyor ki: Fakat mü’min çocuk
arzu etmez. Muhammed Buhârî diyor ki: Ebû Rezîn el Ukeylî vasıtasıyla
Rasûlullah (s.a.v.)’den rivâyet edilmiştir ki: “Cennetliklerin Cennet’te
çocukları olmayacaktır.”
BÖLÜM: 24
➢ CENNET HURİLERİ KENDİLERİNİ NASIL TANITIRLAR?
2564- Ali (r.a.)’den
rivâyete göre, Rasûlullah (s.a.v.) şöyle buyurdu: “Cennet’te hurîlerin bir
toplantı yeri vardır. Hiçbir yaratığın bir benzerini işitmedikleri bir takım
sesler yükseltirler ve derler ki: Biz ebedî kalanlarız, asla yok olmayacağız, Biz
rerah içinde yüzenleriz, güçlük görmeyeceğiz biz memnun olanlarız asla öfkelenmeyeceğiz,
ne mutlu o kişiye ki o bizimdir biz de onunuz.” (Müsned: 1273)Tirmizî.
2565- Yahya b. İbn Kesir
(r.a.), Allah’ın Rum sûresi 15. ayeti olan: “… Cennetlikler cennet bahçelerinde
tüm nimetlerden yararlanıp sevinirler.” Hakkında o işitip dinlemek demektir.
Bunun da anlamı hadiste geçtiği üzere hurilerin seslerini yükseltmeleri
demektir. (Tirmizî rivâyet etmiştir.)
BÖLÜM: 25
➢ ALLAH’IN SEVDİĞİ VE SEVMEDİĞİ ÜÇ KİŞİ HANGİLERİDİR?
2566- İbn Ömer
(r.a.)’den rivâyete göre, Rasûlullah (s.a.v.) şöyle buyurdu:
“Kıyamet gününde
misk tepesi üzerinde üç kişi vardır ki öncekiler de sonrakiler de onlara
imreneceklerdir. Her gün ve her gecede beş vakit namaza çağıran müezzin,
kendisinden memnun olan cemaate imam olan adam, Allah’ın ve efendisinin hakkını
yerine getiren köle.” (Müsned: 4568)
Tirmizî:
Bu hadis hasen garib olup Sûfyân es Sevrî’nin rivâyetiyle bilmekteyiz.
2567- Abdullah b.
Mes’ûd’tan merfu olarak rivâyet edildiğine göre Rasûlullah
(s.a.v.) şöyle
demiştir: “Üç kişi vardır ki Allah onları sever. Geceleyin kalkıp
Allah’ın kitabını
okuyan adam, sağ eliyle verdiği sadakayı sol elinden gizleyen adam, bir
müfrezede bulunup arkadaşlarının kaçması üzerine düşmanı tek başına karşılayan
kimse.” (Tirmizî rivâyet etmiştir.)
2568- Ebû Zerr
(r.a.)’den rivâyete göre, Rasûlullah (s.a.v.) şöyle buyurmuştur:
“Üç kişi vardır ki
Allah onları sever, üç kişi de vardır ki Allah onlara buğz eder.
Allah sevdikleri
kimselerden birincisi bir adamdır ki bir toplumdan bir şeyler ister. bu
istediği şey Allah içindir. aralarındaki yakınlıktan dolayı değildir. Onlarda
bu adama bir şey vermezler. Bir adam onlardan geri durarak gizlice bir şeyler
verir bu verdiğini sadece Allah ve verdiği kimse bilir. İkinci kimse ise: Bir toplum
geceleri yürürler sonunda uyku onlara galip gelir ve başlarını eğerek uyurlar
ancak bir adam kalkar bana yaranmak için ayetlerimi okur ve onunla yaşamaya
çalışır. Üçüncü kimse ise; bir müfrezede bulunur düşmanla karşılaştıklarında
yenilirler fakat o ileri atılarak devam eder ya şehîd olur veya Allah o kimseye
fetih nasib eder. Allah’ın gazâblandığı üç kişi ise: Zina eden yaşlı kişi,
büyüklük taslayan fakir ve hakka tecavüz eden zengindir.” (Nesâî, Kıyam-ül leyl:
17)Tirmizî: Bu hadis sahihtir.
BÖLÜM: 26
➢ FIRAT NEHRİNİN SULARI ÇEKİLİP HAZİNELER Mİ ÇIKACAK?
2569- Ebû Hüreyre (r.a.)’den
rivâyete göre, Rasûlullah (s.a.v.) şöyle buyurdu:
“Belki de Fırat
nehri suları çekilerek altından bir hazine ortaya çıkarabilir. Kim orada
bulunursa oradan bir şey almasın.” (Müslim, Fiten: 8; İbn Mâce, Fiten: 25)
Tirmizî: Bu hadis
hasen sahihtir.
2570- Ebû Hüreyre
(r.a.)’den bu hadisin bir benzerini rivâyet etmiş olup
“altından bir dağ
çıkabilir” demiştir. (Müslim, Fiten: 8; İbn Mâce, Fiten: 25)
Tirmizî:
Bu hadis hasen sahihtir.
BÖLÜM: 27
➢ CENNET’TE SÜT, BAL VE ŞARAP IRMAKLARI VAR MIDIR?
2571- Hakîm b. Muaviye
(r.a.)’in babasından rivâyete göre, Rasûlullah (s.a.v.) şöyle buyurdu:
“Cennet’te su denizi, bal denizi, süt denizi ve şarap denizi vardır.
Sonradan bunlardan
nehirler fışkıracaktır.” (Dârimî, Rıkak: 113) Tirmizî: Bu hadis hasen sahihtir.
2572- Enes b. Mâlik
(r.a.)’den rivâyete göre, Rasûlullah (s.a.v.) şöyle buyurdu:
“Her kim Allah’tan
üç kere Cenneti isterse, Cennet; Allah’ım onu Cennete sok diye dua eder. Her
kim de üç kere Cehennem’den korunmak isterse Cehennem Allah’ım onu Cehennem’den
koru diye dua eder.” (Müsned: 12696, Tirmizi Sıfatülcennet/27)